

Değişim başladı:
artık yanımda bir bez torba ile geziyorum, no plastic bag..
her susadığımda doğaya bir pet şişe daha armağan etmek yerine kendi termosumu yanımda taşıyorum, hem de herşey buzluktan yeni çıkmış gibi..
3 beyaz 3 beyaz..ıygg.. işte başardım yavaş yavaş onları da hayatımdan uzaklaştırmaya başladım.
..Annemle ilk pekmezli kek denememiz üstündeki hafif yanığı da saymazsak gayet başarılıydı. Gayet de lezzetli.. demekki olabiliyormuş.
..şekersiz çayda düşündüğüm kadar ürkütücü gelmiyor artık. Tuzdan yana pek problemim yoktu zaten baştan beri aramız bozuktu, ondan kopmam zor olmadı. Ama tuzlu hazır ayran sevdamın daha masumun nasıl bulucam bilmiyorum. Bunun için ise şimdilik bir yol hartası çıkarabildim; ayran için kendi yoğurdumu kendim yapıcam, bunun için doğal, ambalajsız, pastorize yalansız bir süt bulucam, İstanbul'da ya da yakınlarında bir mandıra bulucam ve haftalık alışverişimi ordan yapıcam..ve ayran milli içeçeğim olmaya devam edecek.
..ekmek, heh kolay, artık heryerden tam buğday ekmeğine ulaşmak çok kolay, ama neden evde kendim yapmayayım ki..
Okulda, dışarda arkadaşlarım icetea leri, kolaları, yapay şekerli meyve sularını götürürken e insanın canı çekmiyor diğil. Ben de kolayını buldum ev yapımı ice tea, hem de yeşil çay, limon, ıhlamur, adaçaylı..
Likit sabunların elimdeki bakterilerin hergün birisini öldürmesine izin vermiyorum, onlar giderse erken yaşlanıcam, yaşasın doğal kalıp sabunlarım..
her sabah yoga ile güne başlıyorum, çok çaylağım daha nasıl durulcağını bile bilmiyorum ama olsun yavaş yavaş istediğim dinginiliğe ulaşıcam..
coming soon.......

