7.07.2009

Wind of Change-1




Değişim başladı:




artık yanımda bir bez torba ile geziyorum, no plastic bag..




her susadığımda doğaya bir pet şişe daha armağan etmek yerine kendi termosumu yanımda taşıyorum, hem de herşey buzluktan yeni çıkmış gibi..




3 beyaz 3 beyaz..ıygg.. işte başardım yavaş yavaş onları da hayatımdan uzaklaştırmaya başladım.




..Annemle ilk pekmezli kek denememiz üstündeki hafif yanığı da saymazsak gayet başarılıydı. Gayet de lezzetli.. demekki olabiliyormuş.




..şekersiz çayda düşündüğüm kadar ürkütücü gelmiyor artık. Tuzdan yana pek problemim yoktu zaten baştan beri aramız bozuktu, ondan kopmam zor olmadı. Ama tuzlu hazır ayran sevdamın daha masumun nasıl bulucam bilmiyorum. Bunun için ise şimdilik bir yol hartası çıkarabildim; ayran için kendi yoğurdumu kendim yapıcam, bunun için doğal, ambalajsız, pastorize yalansız bir süt bulucam, İstanbul'da ya da yakınlarında bir mandıra bulucam ve haftalık alışverişimi ordan yapıcam..ve ayran milli içeçeğim olmaya devam edecek.




..ekmek, heh kolay, artık heryerden tam buğday ekmeğine ulaşmak çok kolay, ama neden evde kendim yapmayayım ki..




Okulda, dışarda arkadaşlarım icetea leri, kolaları, yapay şekerli meyve sularını götürürken e insanın canı çekmiyor diğil. Ben de kolayını buldum ev yapımı ice tea, hem de yeşil çay, limon, ıhlamur, adaçaylı..




Likit sabunların elimdeki bakterilerin hergün birisini öldürmesine izin vermiyorum, onlar giderse erken yaşlanıcam, yaşasın doğal kalıp sabunlarım..




her sabah yoga ile güne başlıyorum, çok çaylağım daha nasıl durulcağını bile bilmiyorum ama olsun yavaş yavaş istediğim dinginiliğe ulaşıcam..




coming soon.......

7.05.2009


Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

Pablo Neruda

7.03.2009


çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer

bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir
ne yıkıldım diye yerinir
ikisini de önem vermeyebilirsen eğer

söylediğin doğruyu ve gerçeği büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz ve
yeniden koyulabilirsen işe

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın diline
baştan tutabilirsen yolunu

yüreğine, sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da
herkesin bırakıp gittiği noktaya
sen dayanabilirsen tek başına

herkesle düşüp kalkıp yine de erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezsen de
dost da düşmanda incitemezse seni
ne küçümser nede büyültürsen çevreni

her saatin her dakikasına
emeğini katarsan alın terine
hakçasına bölüşürsen vicdanındaki adaleti
her şeyiyle dünya önüne serilir
korktuğun yerde el öpmez
hükümran olduğun yerde ezmezsen
oğlum adam oldun demektir
üstelik adam gibi bir adam.

rudyard kipling