Bakamadım kızım sana,
Beceremedim sorumluluğu yine,
Bir boşluk bırakmamalıymış insan
sevdiği ile arasında,
Sende balkon kapısındaki
boşluktan gittin cennetine,
Ama senin sevgine muhtaçtım,
Geçen güm tam da karşılıksız
sevginin bu olduğunu düşünmüştüm,
3,5 aylık ömrüne sığdırdın be bu
koca sevgiyi,
Biz kaç 35 yıllık koca adamların
yapamayacağını 3,5 ayda yaptın,
Güveninle annelik duygusunu yaşattın
bana,
Gece yarısı çalışmalarımda o uyku
dolu gözlerle bakışın,
Minicik gözlerle hadi uyuyalım
artık deyişin,
Yanına geldiğimdeki o sarılışın,
mırıldanman olmayacak artık,
Sen de gittin küçük meleğim, bir
koca boşluk bırakarak geride,
Bir sabah sessizce
merhabalaşmıştık,
3,5 ayın boyunca hiç mi
miyavlamaz bir kedi diye düşünürdük
Bu sabah giderken de sessizdin,
Yerde yatarken acı çekişin bile
sessizdi,
Sessizce titreyerek beni
bekliyordun
ve sessizce veda edip gittin,
Canım yavrum, duduşum
Sen gideli 7 saat oldu, yazmaya
başladım,
Hep aklımdan geçiyordu yazmak,
yazarken sorgulamak,
Kim olduğuma, ne istediğime karar
vermek,
Dün bir arkadaşımla sırf bu
yüzden İstanbul’dan uzaklaşalım dedik,
Gittik ama yine olmadı,
başlayamadım,
Bu güne kısmetmiş,
Şimdi bıraktığın o koca boşlukta
yazıyorum kızım,
Veda etmeden önce oturup uyanmamı
beklediğin koltukta başladım yazmaya,
Üzerine çıkıp uyuduğun
kaloriferin sıcağı vuruyor yüzüme,
Şimdi bu vakitler uyku saatindi
senin,
Burada olsan atlar koltuğa,
kıvrılır, uyurdun yanımda,
Son haylazlığını da yaptın benim
yaramaz kızım,
Peki ben ne yapacağım şimdi,
Neden uyuyacağım, neden
uyanacağım, neden güleceğim,
ne için para kazanacağım, neden
plan yapacağım,
Neden başka bir şehre gideceğim,
neden burada kalacağım,
Bir annenin evladı için
planladığı, bir sevgilinin diğeri için planladığı herşey,
Bir anda nasıl da bu kadar
anlamsızlaşabilir,
Uyuyup uyanınca geçerdi tüm
ağrılarım, acılarım
Ama bu anlamsızlık geçmiyor,
Günlerdir, haftalardır, aylardır
üzerimde
Bugün sen de gittin küçük kızım,
Bir anlamsızlık daha eklendi bu
yaşama,
Tarif edilemez bir boşluk,
Hiç bir şeye dokunamadım bugün
senden sonra,
Dün üzerinde gezindiğin kitaplar
hala dağıttın gibi duruyor,
Sarı topun su kabının yanında, o
da hala patini bekliyor,
Babam yine aynı koltuğunda,
sessiz, üzgün
Arkadan tırmanıp kucağına
atlamanı bekliyor,
Duduşum,
Savunmasız, küçük meleğim,
O Eylül sabahı seni bulduğumuzda
henüz açılmamış gözlerinle bir umut verdin bize,
O gün seni gösterdiğimiz her
doktor yaşama şansı düşük demişti,
Bir de hastalık yakıştırmışlardı
sana, sinir sistemin hasarlı diye,
Biz de inanmamıştık onlara,
Sevgi herşeyi aştı gerçekten,
nasıl da sapa sağlam akıllı bir kız oldun sonra,
Biz hiç inanmadık söylenenlere,
sen sıkısıkı tutundun yaşama,
Nasıl da cevap verdin tüm
inançsızlara, sevgisizlere,
Asıl şifanın inanç ve sevgide
olduğunu bize nasıl da gösterdin öyle,
Ama niye gittin be yavrum,
Bugün ilk kez kollarımda birisi
can verdi, yavrum, küçük kızım,
Nasıl bir acıymış böyle,
Giderken hayatta herşeye hazırlık
ol diyordun gözlerinle,
Direndin biliyorum, sen pes
etmezsin kolay kolay,
Daha bir haftalıkken seni
kaldırımda bulduğumuzdaki gibi,
Direniyordun,
Annemi görmeden gitmem dedin ve
kollarımda gittin,
Hala sorguluyorum,
Plansız girdin, pat diye çıktın
hayatımızdan,
Bir sebebi olmalı gelişinin,
gidişinin,
Şimdi onu sorulamaya başladım,
Öğrettiklerin, yaşattıklarınla
aşıcağım belki de bu koca boşluğu,
Canım kızım çok korkma oralarda,
Annişkon